Çünkü aşk yaşanmaz hissedilir. Daha doğrusu duygularda yaşar. Eğer aşk gerçek bağlamda yaşanırsa, özelliğini kaybeder hemencecik sevdaya dönüşür. Aşk ulaşamamaktır. Aşk her daim özlemektir. Sevda ise aşkın meyvelerini yemektir.
AŞK. Karşılıksız verebilmektir aşk. Hiç hesap kitap yapmadan.
Aşk koşulsuz sevmektir. Koşulsuz sevilmektir AŞK.
Tüm sevgini vermektir. O’nu O olduğu için sevmektir.
Eksiler bile olsa sevilmektir ve sevmektir AŞK.
AŞK. Mantıksızlık, yürektir AŞK.
Özlerin kavuşması, sarılmasıdır AŞK.
Güvendir, bağlılıktır, sadakattir, dokunmaktır AŞK.
Sevgini O’na kusmaktır AŞK.
Vücudun ve ruhun birbirine verdiği sözdür AŞK.
AŞK, vermektir! Almaktır AŞK!
***
AŞK. İmkânsızı ümit etmektir. “aşk köpekliktir” kimi zaman kanlı bir cinayet kimi zaman bir mucize, çözümsüz bir problem, bir ütopya belki?
Delice bir sevdanın içinde sonsuza dek bizim olmasını istediğimiz.
Kalbimizi çıkarırcasına delice çarptıran müptelalık değil midir AŞK?
Kanımız, canımız, hayatımız, nefesimiz olur AŞK.
Alacalı cazibeli karşı koyamadığımız. Şüpheci, kıskanç, deliliktir AŞK.
Belki de AŞK. Tasmasız bir köpeklik, gönüllü kölelik. Vazgeçemediğimiz.
Hep hazin sonla biten. Tadı damağımızda kalan bir tebessüm.
İnce bir sızı. Bahara uzak ölüme yakın.
AŞK. Nelere kadirsin. Sen AŞK?
Sevgiler ve aşk dolu günler. İçinde köpeklikte olsa yaşamaya değer.
AŞK. Gözyaşlarını salıvermek kirpiğinin ucundan…
aŞk
]]>Giden gitti…
Kalan ÖLÜ bizimdir…
Avuçlamayı bilecekmisin yoksa kanatacakmısın ellerini benim Acemiliğim gibi…?
Bir nokta atmanın hayalini düşlerken bu hayat karmaşığında
Hayaller
Rüyalar
Ve Yaşayamadığım sevdalar muştularken ölümü
Niye titriyor ellerim
Peki niye ağlıyor gözlerim…
Gözlerimi kaçırıyorum istemeksizin
Masamın üzerindeki yedi altmış beşten
Vay bee…
Niye böyle ürküyorum…
Hani ölünce herşey bitecekti
Hani sıkınca bir kurşun kafama
Ne sahte sevdaların tılsımı
Ne ihanetler
Ne yıldızlı gecelerde döktüğüm gözyaşları kalmayacaktı…
Niye böyle titriyorum Allahım
Niye böyle üzülüyorum
Hani çektiklerimin yanında daha hafifti tetiğe dokunmak
Bir anda bitiriverecektik işi
Tek mermiyi şarjöre koyup namluya sürerken niye gözlerim ağlıyor
Ve hala o vefasızın hayalleri niye gözlerimin önüne geliyor…
Oysa o değil miydi beni bu hallere düşüren
Evet…
Biraz sonra öleceğim
Her şey bitecek
Her şey bir tek kurşunun bu sevda uğruna başımın derinliklerine gömülmesiyle bitecek
Ölümüme an var sevdiğim
Etraf karanlık esrarengiz
Belki son yudumunu çekiyorum zehir gibi acı şekersiz çayımın
Belki son kez çekiyorum ciğerlerime kadar cigarayı
Ölümüme an var sevdiğim
Belki anlaşılmadığım şu hayatta
Son satırlarımı yazıyorum..
Belkide…
Belkide son kez ağlıyor son kez seni anıyorum..
Belki son dakikalarımı yaşıyorum…
Ölümüme an var sevdiğim
Elveda aşklar
Elveda yalan sevdam
Elveda ihanetler
Elveda sevdiğim
Elveda
Benim icinde AŞK icin ölenlerden diyecekler…
Hep “Ask” Olarak Kalacaksın Sen..
Yuregımın Kalemıyle Yazılan Her Satırımda …
Bunlar son satirlar…
Farzet ki, bir rüzgardim, esip gectim hayatindan
ya da bir yagmur sel oldum sokaginda
sonra toprak cekti suyu…
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin icin.
Uyandin ve ben bittim…
Beni güzel hatirla!
Cünkü; sevdim seni ben, her seyini…
Sana sirdas oldum, dost oldum,
Sayfalarca mektup biraktim sana.
siirler yazdim her gece, cogunu okumadim.
Sakladim içimde, sessizce gittim…
Senden öncekiler gibi sen de anlamadin.
Beni güzel hatirla!
Sana unutulmaz geceler biraktim
sana en yorgun sabahlar…
Gülüsümü, gözlerimi, sonra sesimi biraktim.
En güzel siirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemis “Merhaba”lar sakladim her köseye
vedalar biraktim duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanin icinde
fazlasiyla biraktim ardimda.
Beni güzel hatirla!
Dizlerimde uyudugunu düsün,
sacini oksadigimi, üsüyen ellerini isittigimi,
mutlu oldugun anlari getir gözünün önüne.
Alnindan öptügüm dakikalari…
sana biraktigim kokumu doya doya cek icine
hala cekmecenin icinde biliyorum
Beni güzel hatirla!
beraber yürüdügümüz yollarda
bu sefer sen yalniz yada baskasiyla gezerken
hep beni hatirla ama beni güzel hatirla
vefasiz degil,simarik degil,bazen bir cocuk gibi
bazen de adam gibi ama
Beni güzel hatirla…
Bir Zaman Gelir..
Her Sey Unutulur..
Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
Bizler İlerlemis Oluruz Cunku..
Nankörlüğümüzle..
Aşk’ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı
Hiçe Saymak ,
Unutmak, Vefa’dan Bi Haber olmak..
En Nihayetinde Nankör Olmak!
Aşk’a Kıyametleri Koparttırır .
Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir,
Kimisi Vermeyi Bile Bilmez
Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir..
Hep İster..
Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen..
Bu Alışverişte
Bir Hayalden Düş kırıklığından
Başka Hiç Birşey
Elde Edemez,
Hayal ettiği de Kendinindir Zaten… . Kendine Kalır..
Aşk Bir Danstır Aslında ;
Tarafların Uyumuyla Bir Şaheser Haline Gelir,
Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
Çılgınca Kendini Kaptıranlar,
Dans Etmesini Bilmeden
Kabugunda Duranlar
Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR
Elbette Vardır , Olacaktır.
Onemli Olan Kıymet Bilmektir..
Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..
Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
Bilmeyenle Konuşmaz Zaten,
Ama Gel Görki Herkesin
Yüreğinden Nedenini
Bilmesede Bir
Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
Aşk Konuşur! Duymasını Bilene..
Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin
Aşkı Küstürüp,
Ne Kendinize Eziyet Edin
Ne Karsınızdakine…
İnsan Oğlunu Ayakta Tutan
En Büyük Duygulardan Biri
Budur…
Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir.
Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir..
Ve Dikkat edin…….
Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir…
HANGİ ŞARKIYI ÇALAYIM SANA?
HANGİ MELODİNİN ARASINA SENİ SOKAYIM…MÜZEYYEN DEN HAYDAR HAYDAR GÜNAH BENİM KİME NE DİYEYİMMİ?
YOKSA SEZEN AKSU DAN ADI BENDE SAKLI DEYİP ADINI SÖLEMEYEYİMMİ?
IŞIĞI AZ YUKARDAN TUT BE KARDEŞ GÖREMİYORUM SENİ TELLERİNİ…NASIL OLUR DİYORUM BİR İNSAN BULUTKEN YILDIRIM OLSUN VE GELİP TAM BÖĞRÜNE ÇAKSIN ŞİMŞEKLERİNİ..
BAKİR BİR AŞKIN DUBLÖRÜYMÜŞSÜN SEN..
SEN ÖYLE ELİNİ TUTARKEN HEYECANDAN ÖFF ALLAH IM ANLATAMAM TÜYLERİM DİKEN DİKEN..
SENDE ÖYLEMİYDİN DERKEN………DEMEZKEN……NERDEN BİLEYİM DAHA SICACIK ŞARKI GİTMEN İÇİN ÇOK ERKEN…..
IŞIK GÖZÜMÜ ALIYOR SENİNSURATINI DA GÖREMİYORUM YA BEN..
SEN..
YOKSA SEN……….
WAAAYYY BE IŞIK DA YİNE SEN..
ÇALMAMMI ULAN DAHA YANIK DAHA YARALI ŞARKILAR…..
ayrılık kolay değil çekmeyen ne anlasın..
anlatsam hikayeNİ SENİN sarhoşken ayılırsın…
IŞIKCI GİTTİN Mİ??AĞLIYORMUSUN YOKSA?
KOMİK IŞIKCI…
HADİ GEL SENDE BENLE BİR ŞARKI YAZ YADA SÖYLE..
bu benim şarkım değil sevdanın hikayesi…
can gitmiş canansız tükenmiş nefesim..
ömür sürer neyleyim sevdanın ertesi…
hiçbir şey yüreğimi okşamadı o sıcak gülüşün gibi…
ve..hiçbir şey incitmedi verdiğin acı kadar…
senin için atan bu kalbe sahip çıkmadın ki…
her rüzgarında ayrı yöne savurduğun, kanattığın bu kalp
sana nefes aldığım her an binbir acı çekti bilmedin!
oysa ki tüm hüznümü yakıyordu bakışların
düşmüştüm sensizliğin bilinmezine bunu da bilmedin!
bilmem bana inat mı bu sevdalı,suskun bakışlar
bende değilsin ki artık ellerin başka ellerde…
şimdi dönüp bakıyorum da ardıma
ben hayallerimin değil,
bir deli sevdanın peşinden koşmuşum meğer…
ben hep sana sustum AŞK!
yine susuyorum…
bu da senin için yazılmış son satırlar…
”öyle bir sevda geçti ki üzerimden
hala yorgun yüreğim…”
Sisli bir gecede ses olup da gel
Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel
Soğuk bir kış gününde rüzgar olup da gel
Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel
sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.
Bir gün gelirde tutarsam ellerini
Bakarsam gözlerine sevgi dolu
Doğarsa sende yeniden bu beden
Ve o gün verirsem şayet son nefesimi
Ölmeden haykırmak isterim son bir kez
Sen adını koyamadığım
sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim
sen ruhu revanım sen yaşama sevincim
yasaklım adı bende saklım
senin adın kavuşmak olsun
senin adın
senin adın seviyorum olsun
seviyorum olsun ..
BU GECE SANA SON ŞİİRI YAZIYORUM
YARIN OLMUYACAK ARTIK
SUAN BU ŞİİRİMİ YAZARKEN
GOZUMDEKI SON GOZYASI
YINE SENIN İÇİN AKTI
BITECEK ARTIK BU HAYAT YOLU
SENSIZ GECEN HER YARIN
ARTIK SON BULACAK BUGECE
BIR DAHA AGLIYAMAYACAK BU GOZLER
CUNKU BIR DAHA ACILMIYACAKLAR
Oysa gelmeyeceksin. Adım gibi biliyorum.
Ne tenin, ne kokun, ne sesin.. Gelmeyecekti…
Ne beni sana götürecekler, ne sen geleceksin.
Benimki de umut işte..
Delilik yani..
… Biliyor musun ! Sen gittin gideli yazamıyorum eskisi gibi. Artık elim kağıt kaleme varmıyor. Bir şeyler karalarım diye aldığım kağıtları birer birer gemi yapıp, üstüne ismini yazarak denizin soğuk ellerine bırakıyorum.
… Hasretle yoğrulmuş yeni Türküler öğreniyorum mahallemizdeki Deli Ozan’dan. Durmadan onları mırıldanıyorum. Gündüzleri pek dışarı çıkmıyorum. Anılarla dolu evde fotoğraflara dalıp dalıp ağladığım olsa da bunu kimselere belli etmiyorum. İşten çıkarılalı epey olmuş. Sararan takvim yapraklarından anlıyorum…
…Gittiğin günden beri balkondaki çiçekleri hiç sulamadım. Dönüp bakmadım bile. Yakındır; hepsi boynunu büküp yapraklarını bir bir dökmeye başlar. Ben de hayattan intikamımı böyle alıyorum.
Ne sanıyorsun !! Bu sonbahar akşamında mektuplarınla ısınıyorum.
… Bu dibini gördüğüm kaçıncı paket; inan bilmiyorum. ‘Birinci’ içiyorum. Senden sonra içime süzülmeden geçen tek şey O …
… Seni bana unutturacak neyle meşgul olduysam nafile.. Bir sinirle parçaladığım sazım ki hala tamirde.. Ne yalan söyleyeyim; param yok ondan alamıyorum.
…Sekiz ay nasıl da geçmiş. Zamanın elinde bir gül gibi gün geçtikçe solduğumu hissediyorum.
… Marketten alışverişi kestim. Şimdilerde bakkal Hüseyin Efendi’nin kara kaplı defterinin kıvrış kıvrış olmuş sayfalarına yazdırıyorum dünyalıklarımı.
… Marmara’nın sularına dalıp dalıp gitmelerim Ramazan Usta’yı çok tedirgin ediyormuş. En çok da bir delilik yapmamdan korkuyormuş. Oysa dünyada Hiçbir şeyin (senin bile) buna değmeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
… Geçen gün tek mal varlığım olan yetmişlik daktilomu da hurda parasına sattım. Yani dünyaya dair açık bıraktığım tek kapıyı da böylece kapattım. Buna kapatmak denmez aslında; her şeyin ve hepsinin yüzüne çarptım. Tek can dostum kaldı; o da tozlu raflardaki kitaplarım.
… Giderken gözlerimin içine bakıp “hiçbir şey değişmeyecek” demiştin. Dön de bir bak neler değişti! Hayatımdaki her şeyin yeri ve anlamı (ben bile anlamadan) bir anda nasıl da değişti ! Varlığında bile değiştiremediğin ben yokluğunda ne kadar değişmişim! “Her şey değişti” yani.. “Her şey değişti.”
Dışarda yağmur,
İçimde hüzün var.
…
Yağmurun ayak sesleri geliyor evlerin damlarından.
Yağmur gökten iner gibi yüreğime iniyor.
Tıp, tıp, tıp..
Dışımdaki boşluklardan sızıp
bir dantela gibi içime işliyor.
…
Dışarda yağmur, içimde sızın var.
Dışımda yağmur, içimde sen varsın.
Anlık hayallerin var.
Korkuyorum !
Beni boğacak bu yağmur..
Bu yağmur beni ıslatacak.
Bu yağmur..
…
Belki bir gün dönersin diye…
Bekledim…
Terk edilmiş limanlarda bekledim seni.
Seni bana taşırlar diye…
Uzaktan geçen gemileri seyrettim günlerce…
Olur ya!
Senden bir haber getirirler diye…
Tüm martıları dost edindim kendime.
Belki duyarsın diye…
Eski bir sala kurulup şarkılar söyledim saatlerce.
Oysa gelmeyeceksin. Adım gibi biliyorum.
Ne tenin, ne kokun, ne sesin.. Gelmeyecekti…
Ne beni sana götürecekler, ne sen geleceksin.
Benimki de umut işte..
Delilik yani..
… Biliyor musun ! Sen gittin gideli yazamıyorum eskisi gibi. Artık elim kağıt kaleme varmıyor. Bir şeyler karalarım diye aldığım kağıtları birer birer gemi yapıp, üstüne ismini yazarak denizin soğuk ellerine bırakıyorum.
… Hasretle yoğrulmuş yeni Türküler öğreniyorum mahallemizdeki Deli Ozan’dan. Durmadan onları mırıldanıyorum. Gündüzleri pek dışarı çıkmıyorum. Anılarla dolu evde fotoğraflara dalıp dalıp ağladığım olsa da bunu kimselere belli etmiyorum. İşten çıkarılalı epey olmuş. Sararan takvim yapraklarından anlıyorum…
…Gittiğin günden beri balkondaki çiçekleri hiç sulamadım. Dönüp bakmadım bile. Yakındır; hepsi boynunu büküp yapraklarını bir bir dökmeye başlar. Ben de hayattan intikamımı böyle alıyorum.
Ne sanıyorsun !! Bu sonbahar akşamında mektuplarınla ısınıyorum.
… Bu dibini gördüğüm kaçıncı paket; inan bilmiyorum. ‘Birinci’ içiyorum. Senden sonra içime süzülmeden geçen tek şey O …
… Seni bana unutturacak neyle meşgul olduysam nafile.. Bir sinirle parçaladığım sazım ki hala tamirde.. Ne yalan söyleyeyim; param yok ondan alamıyorum.
…Sekiz ay nasıl da geçmiş. Zamanın elinde bir gül gibi gün geçtikçe solduğumu hissediyorum.
… Marketten alışverişi kestim. Şimdilerde bakkal Hüseyin Efendi’nin kara kaplı defterinin kıvrış kıvrış olmuş sayfalarına yazdırıyorum dünyalıklarımı.
… Marmara’nın sularına dalıp dalıp gitmelerim Ramazan Usta’yı çok tedirgin ediyormuş. En çok da bir delilik yapmamdan korkuyormuş. Oysa dünyada Hiçbir şeyin (senin bile) buna değmeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
… Geçen gün tek mal varlığım olan yetmişlik daktilomu da hurda parasına sattım. Yani dünyaya dair açık bıraktığım tek kapıyı da böylece kapattım. Buna kapatmak denmez aslında; her şeyin ve hepsinin yüzüne çarptım. Tek can dostum kaldı; o da tozlu raflardaki kitaplarım.
… Giderken gözlerimin içine bakıp “hiçbir şey değişmeyecek” demiştin. Dön de bir bak neler değişti! Hayatımdaki her şeyin yeri ve anlamı (ben bile anlamadan) bir anda nasıl da değişti ! Varlığında bile değiştiremediğin ben yokluğunda ne kadar değişmişim! “Her şey değişti” yani.. “Her şey değişti.”
Dışarda yağmur,
İçimde hüzün var.
…
Yağmurun ayak sesleri geliyor evlerin damlarından.
Yağmur gökten iner gibi yüreğime iniyor.
Tıp, tıp, tıp..
Dışımdaki boşluklardan sızıp
bir dantela gibi içime işliyor.
…
Dışarda yağmur, içimde sızın var.
Dışımda yağmur, içimde sen varsın.
Anlık hayallerin var.
Korkuyorum !
Beni boğacak bu yağmur..
Bu yağmur beni ıslatacak.
Bu yağmur..
…
İçimde koca bir okyanus yatıyorken ,
Ben küçük sularda boğulacak adam değildim.
Böyle yağmazdı bu yağmur !
Ben böyle değildim..
Dışımda yağmur, içimde sen varsın.
Korkuyorum!
Beni ağlatacak bu yağmur.
Bu yağmur beni anlatacak.
… Şimdi seni kaybettiğim yolda adım adım yürüyor,
Tek atımlık kurşunlar gibi yuvamı özlüyorum.
Ve Yolun sonunda
bana gülümsediğin köşede
Seni bekliyorum
Seni bekliyorum
….


]]>İşte yine sensiz bir cuma daha…
Önümde karalanmaktan yorulmuş bir parça kağıt
Elimde bitmeye yüz tutmuş bir kara kalem…
Ve şiirimin her kelimesinde bir damla göz yaşı..
Kulaklarımda ağır bir parça beni anlatan,
Odamda bir sessizlik, sensizim diye bağıran.
Bu kaçıncı gün sensiz bilmiyorum
Sadece ölmemeye çalışıyorum; gün saymıyorum..
Umutsuzca bekliyorum,ama sen gibi gitmiyorum.
Bitmiyorum işte istediğin gibi..!
Hergün yeniden başlıyorum.
Hergün kendime yeni seviyorumlar ekliyorum.
Tam sönecekken kıvılcım oluyorum.
Tekrar Yanıyorum…
Hergün cennetten bir orman yakıyorum yüreğimde.
Yakıyorum kendimi bir günahkar misali…
Cehennem oluyorum Yanan ateşimle
Onca ateşin varlığına rağmen, yokluğunla üşüyorum.
Hergün defalarca acaba döner mi ? diyorum.
Sen gittin ya arkanı dönüp;
Ben hala dönmeyeceğini bile bile bekliyorum.
Sen bitti dedin ya her şeyi silip,
Ben hergün defalarca bitiyorum…
Sen başkasının oldun ya bırakıp gidip..!
Ben bıraktığın yerde, gittiğin günden beri,hergün ölüyorum…
Ve işte bitmeye yüztutmuş kalemimle,
Karalanmaktan yorulmuş kağıdıma,
Her biri bir gözyaşı ile ıslanan,
Son sözlerimi yazıyorum…
Herşeyi silip bitmene,
Arkanı dönüp gitmene,
Ve hergün defalarca ölmeme rağmen,
Seni hala seviyorum… 


Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları… Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm… Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım…
Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka… Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım… Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim…
Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı… Adımı yazardım
o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak… Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce… Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı…
Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun…
Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni… Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek…
Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;
“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten…
Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek…
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek…
Seni hiç kimse koparamaz benden
Bitmez aşkımın kökeni ta genden
Uçacaksa uçsun ruhum bedenden
Onca yıl hicranı ahımla vurdum
Yaşanacak yıllar geçmiş olsa da
Hesap kalmadı vurduğun masada
Yüreğim ne gamda ne de tasada
Artık neşelerin safına durdum
Korkma sen alnımız ak başımız dik
Çekeceğimiz kadar zaten çektik
Yufka yüreğim zalimlere çelik
Rabbimden korumalı şu gönül yurdum
Ağlamaya çalışıyorum,ağlamalarım bana isyanlar ediyor.Geceler bana bu isteğimi vermiyor.Ne zaman ağlasam yalnızca ve yalnızca bir iki gözyaşı olup kalıyorsun gözlerimde.Gözlerimde donan birkaç damla yaş oluyorsun,o yaşları da sarıyor geceler.O yaşlarla birlikte alıyor yanına geceler
beni…
Geceler unutmamı istemiyor seni,geceler bana ihanet
ediyor.Geceler senden yana sevdiğim..geceler seni yaşamamı istiyor.Sözümü dinlemiyor….Güneşi özlediğim oluyor arada bir.Yeter diyorum bunca yıldızla arkadaş olduğum.Seni unutup da yıldızları gördüğüm anlar olursa tabii.Beni
böyle gördükleri zaman anlamıyor insanlar.Nasıl böyle saatlerce kalabildiğimi sorup duruyorlar.Böyle tüm dünya uyku içindeyken benim nasıl karanlığın içinde bakışlarımı dayattığımın sırrını anlamıyorlar.
Tüm dünya,tüm tabiat susmalarda ve uykulardadır belki ama benim yüreğimde gizlenmektedir tüm dünya…Ben içime tüm insanları,tüm milyarları almışım.Farkında değiller.Herkesi ve her şeyleri sığdırmışım içime.
Bir sen sığmıyorsun,bir seni sığdıramıyorum kalbime,bilmiyorlar…Ve senin uzaklığın,ve senin gece kadar olan uzaklığın..Bana öyle uzak,öyle yabancısın ki sevdiğim,seni senden istemeye korkuyorum.Geceleri bu yüzden
seviyorum.Seni sevmeme engel olmuyor,seni bana getiriyor…ve seni gecenin karanlığında buluşumdandır seni gündüzleri istemeyişim.
Evet sevdiğim bana her şeyden ve herkesten uzaksın. Herkesin yaşamına giriyor,her şeyi paylaşıyorsun insanlarla…Ama sitem bile etmiyorum…Sana söyleyecek söz bulamıyorum.Söyleyecek bir şeyler arasam ve bulsam biliyorum geceler alır onu elimden,dilimden de.Sana söyleyeceklerimin hesabını yapsam sabahlar buna izin vermez.Olsa olsa sana “bu sevgiyi yaşa” diyebilirim.Gel birlikte yaşayalım demeye dilim varmaz. Geceler bunu bırakmaz yanına.Kaybettiğim değilsin.Ben seni hiç yitirmedim.Çünkü içimde taşıdığımdın hep.Benden bir parça oldun sen.Ben kendimi yitirmediğim sürece sen de
kaybolmayacaksın.
Benden önce gitme küserim
Koca yatağımda beni tek koyma
Ağlattırma çaresizlik içinde
Koca kenti üstüme yıkma
Kimsesizler gibi beni bir başıma bırakma
Alışmalıyım sensizliğe şimdiden
Ara ara sensiz kalmalıyım
Bazen rüzgârın uğultusu
Bazen denizin maviliği
Altında düşünmeliyim bu fikri kabullenene kadar
Düşündüm-taşındım sonunda
Bir karara vardım
Benimle ölür müsün sevgilim?