Sevgiara.Com Sevgi, Aşk, Şiirler, Romantizm
Pts
28
Tem
12:31 pm

İçimden öyle çok seviyorum ki seni..

Seninle adım attığım her yere şimdi iki kere basıyorum..! Bir senin için birde benim.. Yokluğunu telafi ediyorum aklımca.. Aslında hiç olmayışını düşünüyorum sonra.. Sonra gözümün önüne geliyorsun.. Giriyorsun koluma sana İstanbulu gezdiriyorum.. Sahillere gelince o deli rüzgarlar üşütmesin diye seni kendime sarılıyorum.. İçime çekiyorum uzun uzun rüzgarla seni.. Sonra tutuyorum elinden uzun uzun yürüyorum o beykozun bomboş sahillerini.. Yorulduğunu fark ediyorum bi ara bir bankda soluklanıyoruz.. Ellerin başımda.. Gözlerim maviler içinde.. Etraf sessiz, kimsesiz.. Sağıma bakıyorum Yoksun! Soluma bakıyorum Yoksun! Sonra kaldırıyorum başımı gökyüzünün o ağlamaya yüz tutmuş siyahlığında buluyorum seni.. İçimden öyle çok seviyorum ki seni.. Dayanamayıp ağlıyorsun bana! Yüzüme düşen yüzlerce damladan birinin senin olabileceği umudu ile saatlerce ıslanıyorum.. Sonra kesiyorsun ağlamayı.. Başımı eğiyorum önüme.. Bu sefer ben sana ağlıyorum! Ama sen ıslanmıyorsun!

Ey Aşk!
Kalbimin hücrelerinde adın var!

Uzun bir düşünce seyahatinden sonra kalkıyorum.. Vuruyorum kendimi yollara..
Ellerim cebimde!
Yürüyorum.. Yürüyorum.. Yürüyorum…
Yanımdan el ele, kol kola geçen Aşklar kahrediyor beni!
Ümitsiz yola devam ediyorum!
Sonra hep buluştugumuz o köşeye geliyorum..
Meğer ne kadar güzelmiş burası diyorum.. Adeta gül bahcesi..
Sırtımı yaslıyorum duvara..
Elimde bir sigara.. Uzun uzun çekiyorum içime seni.. Gözümün önünden film gibi geçiyor eski günler..
Burası yüreğimdeki ilk sızlayışın ve bir daha o sızlayışı asla yaşayamadığım yerdi..
O efsunlu ellerinin kokusunun yeriydi burası…

Dokunuşunla Ruh’umu Beden’im den ayıran ellerin..!
Hele hele o eller birde ellerime değince nasıl sızlardı yüreğim..
Zaten bu yürek bir senin ellerine dokununca sızladı…
Birde ellerime senden başka eller değince…!

İŞte yİne İlk taniŞtiĞimiz yerdeyİm
hanİ ben senİ İlk burda gÖrmÜŞtÜm
ben otobÜs beklİyordum da
sana bakmaktan otobÜsÜ kaÇirmiŞtim

sen duraĞin karŞisindakİ cafeden ÇikmiŞtin
o anda gÖzlerİm bİr tek senİ gÖrÜr olmuŞtu
sen de bakiŞlarimi gÖrmÜŞtÜn ve hafİf gÜlÜmsemİŞtİn
o an hayatimin en gÜzel aniydi evet aŞik olmuŞtum sana

senİ gÖrmek İÇİn kaÇ kere sabahtan akŞama kadar
o ÇiktiĞin cafenİn ÖnÜnde beklemİŞtİm
soĞuktan donar gİbİ olurdum ama
aklimda sadece sen olduĞun İÇİn etkİlemezdİ

sonunda tekrar gelmİŞtİn oraya
ve ben de bÜtÜn cesaretİmİ toplayip
yanina gelİp bÜtÜn duygularimi dÖkmÜŞtÜm
sende o masum gÜlÜmseyİŞİnle evet demİŞtİn

Şİmdİ sana İlk aŞik olduĞum yerdeyİm
zaten her hafta gelİyorum buraya
sankİ mezarina gelİr gİbİ
eskİ gÜnlerİ hatirlayip aĞliyorum ardindan

artik o eskİ gÜzel anlar yok burda
ÇÜnkÜ artik senİ İlk gÖrdÜĞÜm
sana aŞik olduĞum o ana lanet edİyorum
keŞke o

otobÜs erken gelseydİ de senİ gÖrmeseydİm

hatirliyor musun nerdeyse her gÜn buraya gelİrdİk
senİ gÖrdÜĞÜm cafeye otururduk
hanİ baŞbaŞa oturuduk da ben gÖzlerİnİn İÇİne bakar
senİ sevİyorum sen hayatimdakİ en gÜzel varliksin derdİm

sen de bana sÖylerdİn bunlari
sen de bana sÖylerdİn senİ sevİyorum dİye
hİÇ ayrilmiyacaĞiz derdİn
hanİ nerde bu sÖzler
hanİ nerde bu yemİnler aŞkim

hepsİ yalanmiŞ sÖzlerİnİn
Şİmdİ gİdİp ellerİn oldun
benİm deĞİl baŞkasinin oldun
Şİmdİ mutlu musun aŞkim

bak yİne aĞliyorum
bİr gÜn deĞİl her gÜn aĞliyorum
İÇkİ nedİr bİlmezdİm ama Şİmdİ sarhoŞum
meyhaneler evİm oldu sarhoŞlar dostum

belkİ benİ gÖrsen tanimazsin bİle
zaten artik ne Önemİ var kİ
neyse aŞkim kadini olduĞun adam
İnŞallah senİ benden daha Çok mutlu eder
bana artik bu dİyarlardan gİtmek dÜŞer
bİr tek dİleĞİm var mutlu ol yeter 

Pts
28
Tem
12:23 pm


Yine yagmur yagıyor gözyaslarımla
Ve yürüyorum yalnızlığımla
Sırılsıklam olmak umrumda olmadan
Belki hayalin geliverir
Sıcaklığı,sevgisi,özlemiyle
Sarılıp sarmalar, ısıtır yüreğimi diye

Üşüyorum..

Yanında olmadığım her an
Beni sıcaklığınla,sevginle
Sarıp sarmalamadığın her an

Üşüyorum..

Yürüdükçe daha da hızlanıyor yagmur
O hızlandıkca gözyaşlarım da
Onunla yarış edermişcesine hızlanıyor
Yürüdükçe daha cok ıslanıo ellerim,vücudum ve toprak

Üşüyorum..

Kokun benimle olmadıkca
Ay gibi ışıldayan gözlerin bana bakmadıkça
İçimi ısıtan ellerin bana dokunmadıkça

Üşüyorum..

ve toprak kokuyor yine..

Pts
28
Tem
11:54 am

SESSİZ GİDİŞ

Habersiz gideceğim…
Nereye gideceğimi, nasıl gideceğimi kimse bilmeyecek….
Bütün sualleri, maziyi bırakıpta gideceğim….
Havayı, suyu, kuşları sizlere bırakıpta gideceğim….
Acılarmı alıp sırtıma uzaklara yol alacağım….
Nerede ve nasıl olduğumu kimse bilmeyecek….
Sırlarımı sırtlayarak gideceğim….
Masumane duygularımı kendimle götüreceğim…
Yalansız, riyasız yaşamımı omuzlanıpta gideceğim…
Hayallerimi, umutlarımı sizlere bırakıpta gideceğim…
Kabuslarımı, takıntılarımı kendimle götüreceğim….
Kandırılmışlığımı, aldatılmışlığımı içime atıpta gideceğim….
Sorularınızı, suallerinizi cevapsız bırakıpta gideceğim….
Buğulu bakan deniz gözlerimi bırakıpta gideceğim….
Yüreğimi zehirleyenleri affetipde gideceğim…
Kalp kırıklıklarımı alıpta gideceğim….
Nereye gideceğimi, nasıl gideceğimi kimse bilmeyecek….
Geride bıraktıklarımı üzerek gideceğim….
Gittiğimde yokluğum kor olacak sizi bitirecek,
Maziye baktığınızda mavi gözlü biri vardı adı neydi diyeceksiniz,
Belki de hiç hatırlayamayacaksınız….
Unutulmuşluğuda size bırakıpta gideceğim….
Bir sabah uyandığınızda ben gitmiş olacağım….
Belki hiç farketmeyeceksiniz….
Belkide yokluğumun farkına bile varmayacaksınız….
Gittiğimde saflığım olmayacak,
Hiç gülmeyen yüzüm,
Ciddi duruşum,
Her istediğiniz zaman yanınızda olan maviş gözlü olmayacak….
Nereye gideceğimi, nasıl gideceğimi kimse bilmeyecek…
Rüzgarla, poyrazla, kasırgayla gideceğim,
Hortuma kapılıpta gideceğim….
Ruhunuz duymadan, sessiz, sedasız kimseye farkettirmeden gideceğim….
Dünyanızı, yaşamınızı size bırakıpta gideceğim…
Yalancılığınızı haykırmadan gideceğim….
Her zamanki gibi suskunluğumu alıpta gideceğim….
Geride bıraktığım şiirlerim, yazılarım,hikayelerim kalacak….
Onlarda zamanla unutulacak…
Onlarıda yüreğimle alıp gidiyorum….
Uzaklardan bir rüzgarla belki serinleteceğim sizi,
Uzaklardan yüreğinize bir sıcaklık vereceğim ısıtacağım sizi,
Uzaklardan tebessüm olup yanaklarınızda gamzeleşeceğim,
Uzaklardan serçe olup kanat çırpıp pencerenizde biteceğim,
Uzaklardan gözlerinizde gözyaşını silmek için selpak olacağım,
Okyanuslardan su olup dalga olarak kıyınıza vuracağım,
Bunu yaptığımı dahi bilmeyecek, anlamayacaksınız…
Her daim yanınızda olduğumu bilmeyeceksiniz…..
Nereye gideceğimi, nasıl gideceğimi kimse bilmeyecek…..
Herşeyi size bırakıpta sessiz, sedasız sukunetle gideceğim…
Sizleri rahatsız etmeden, sizlere acı vermeden, farkettirmeden gideceğim…
Usul usul gideceğim ruhunuz duymayacak….
Mutlulukları size bırakıpta gideceğim,
Hüzünleri, gözyaşlarını sırtlanıpta gideceğim….
Dünyayı size bırakıpta gideceğim….
Gittiğimin farkına varmayacaksınız….
Gideceğim….
Gitmeden son kez sarıldığınızı yada hiç sarılmadığınızı bilmeden gideceğim….
Ne zaman gideceğimi bilmeyeceksiniz…
Ansızın, bir anda gideceğim….
Sorgusuz, sualsiz gideceğim…
Sizi sizinle, sizi yalanlarınızla baş başa bırakıpta gideceğim….

Pts
28
Tem
11:07 am

Oturuyorum gözlerim kapalı, düşünüyorum bir hayal kuruyorum. Seninle bizim yaşadığımız evi düşünüyorum. Sabah, ben erkenden uyanıyorum. Hazırlanıp dışarı çıkacağım. Hazırlık yapmamız gerek akşama misafirlerimiz var. Önce güzel bir duş alıyorum, sonra giyiniyorum. Sen hala daha mışıl mışıl uyuyorsun. Seni uyandırmak istemiyorum. O kadar güzelsin ki bunu sana anlatamam.
Dışarı çıkıyorum arabamızın anahtarları elimde, otoparka giriyorum ve yavaş vayaş arabanın yanına yanaşıp kapıyı açıyorum. Güzergah en yakın market… Gerekli alışverişi yapmam fazla sürmüyor. Geri dönüş yoluna giriyorum. Bir şey mi unuttum acaba… Yolun kenarında bir çiçekçi var. Arabayı sağa çekiyorum ve çiçekçiye girerek senin için sarı bir gül alıyorum. Sonra tekrar arabaya, geldiğim yoldan geri dönerek tekrar eve dönüyorum. Ve kapıdan içeri girerken “hayatııım” diye sesleniyorum sıcak ve marur bir sesle.. Fakat sen halen daha güzellik uykundan uyanmamışsın. Çiçeği yanıma alıyorum. Küçük bir not “ uyandırmaya kıyamadım “ Basşucuna bırakıyorum. Sana bağlılığın bir ifadesi… Mutfağa geçip kahvaltılık bir şeyler hazırlamaya koyuluyorum. “ Aşkım uyandığında her şey hazır olmalı “ diyorum kendi kendime.. Biraz domates, peynir, salam.. Kahvaltı sofrasının kalabalık olmasını istemiyorum.. Oranın kalabalığı biz olmalıyız.. Çay evet şimdi çay hazırlanıyor. Hmmm.. Bide rafadan yumurta.. Şimdi oldu… Soframız hazır.. Bu arada senin uyandığını farkedemiyorum. Oysa seni hissetmek isterdim.. Herşeyinle.. Sessizce ben hazırlık yaparken sen arkadan sarılıyorsun.. “ Canım benim, seni seviyorum.. “ diyorsun bana “ bende .. bende seni seviyorum…” Mutluyuz ikimizde, çünkü mutluluğumuza gölge düşürecek hiç bir şey yaşamadık, çünkü birbirimize sevgiyle bağlıyız, çünkü bizim tek güvencemiz yine ikimiziz.. Eeee ne de olsa bu dünya bizim kendi dünyamız, ve bunu biz kurduk. Kendimiz için, çoçuklarımız için.. Kimsenin mutluluğumuzu engellemesine izin veremeyiz. Birbirimize o kadar çok güveniyoruz ve o kadar çok bağlıyıyz ki nikah işlemlerini bile önemsemiyoruz. “Off allahım biz şimdi haftaya Cuma evleniyormuyuz” diyerek birbirimize gülüyoruz, sonrada “ ne gerek vardı ki biz böyle iyiydik” diyoruz. Birbirimize ve kendimize güveniyoruz…

Şimdi iş vakti, seni yalnız bırakmak istemiyorum. Masayı toparlamak için birbirimize yardım ediyoruz. “Keşke bitmeseydi..” diyoruz birbirimize bakıp ama biz bunları sürekli yaşıyoruz. Ben çıkış kapısına doğru yavaşça yaklaşırken sen arkamdan geliyorsun. Elimi tutuyorsun sürekli beni bırakmak istemez gibi bir halin var. Biraz da yaramazsın tabi ama bu çekilir bi durum.. Bana skıca sarılıyorsun..
“- Akşama geç kalma..
- Peki canım..
- Biliyorsun misafirlerimiz var…
- Hıhım biliyorum canım..
- Seni seviyorum canım..
- Bende ben de seni seviyorum..
- Gitmeni istemiyorum.. Ne zaman bitecek bu işler.. Ne zaman seninle….”
Elimi yüzüne uzatıyorum ve işaret parmağımla dudağını engelliyorum..
“ -Şşş bana şimdi öyle bir hediye ver ki hayatımın bir anlamını olduğunu, gittiğim yerde başarılı olmak için bir sebebim olduğunu, ve kendime dikkat edip her zaman geri dönmem için mutlak bir sebep olduğunu bana unutturmasın..
- İşte hediyen canım..”
Yoğun bir dudak temasından sonra dışarı çıkıyorum.. Dış kapıdan da çıktıktan sonra yavaşça geri dönüp pencereye bakıyorum.. Ordan masum bir ifade ile beni izliyorsun.. Öeylece duruyorum bana sanki bir daha geri dönmeyecekmişim gibi bakıyorsun.. “Üzgünüm canım ama bizim ve çocuklarımızn geleceği için gitmem gerek “ diyorum ve hızla yola koyuluyorum. Of Allah’ım yapılacak çok iş var.. Ama sen hep aklımdasın.. Dudağımda öyle bir iz bırakmışsın ki ne yapacağımı, nereye gideceğimi, kendime nasıl dikkat edeceğimi iyi biliyorum. İnsanlar sokaklarda, bir adam var koşuyor.. sanırım işine geç kalmış.. Bende geç kalmamalıyım. Şu gaza biraz daha bassam iyi olacak.. Bir an önce gidip işlerimi halletmeli ve sana geri dönmeliyim. Ne kadar güzel bir hayat.. Senin aklında ben, benim aklımda sen.. Evet bu hayatın güzelliğinin; senin için ben, benim için de sen olduğunu hatırlayarak hızımı biraz daha arttırıyorum……..
……Evet sonunda… Paydos.. Bu günkü iş bitti.. Ama önümde çok günler var.. Şimdi dönüş yolundayım.. Fakat o da ne ? Telefon çalıyor.. Sanırım geç kaldım..

- Efendim
- Hayatım nerdesin?
- Yoldayım canım geliyorum..
- Tamam canım, seni özledim ve misafirlerimiz de geldi..
- Anlaşıldı komutanım..
- Hmmm.. Bunun bir de cezası olacak tabi..
- Anlaşıldı komutanım..
- Seni bekliyoruz..
- Tamam canım geliyorum. “
Allahım nasıl geç kalırım.. bir an önce gitmeliyim.. Hızımı arttırıp vitesi yükseltiyorum.. Çalıştığım iş alanının sınırları içerisindeyim. Yol karanlık.. Ne bir sokak lambası ne karşıdan gelen ne de beni takip eden bir araç var.. Daha fazla geç kalmamalıyım.. Bir vites daha yukarı.. sanırım bu dört oldu.. Hmm dikkatli olmam gerek.. Sanırım bu yoldan bir tanker geçmiş.. Yolda boylu boyunca uzanan bir yağ şeridi var.. Arada bir şerit kesiliyor tekrar başlıyor……Aman Allah’ım….
…….O hiçbir şeyden habersizdi.. Bildiği tek şey aşkının yolda olduğu ve her an için kapıyı açabileceğiydi.. Misafirleri ile ilgilenmesi gerekiyordu.. Ablası gelmişti eşiyle birlikte… Tatlı bir muhabbetin ortasındaydılar.. Birden bir kapı sesi duyar gibi oldu.. Yerinden fırladı aşkım geldi diye.. Ama yok! gelen kimse yoktu.. Ablası sordu ne oldu diye.. “Hiiç sadece kapı açıldı sandım..” ama gelen yok!.. Üzgün bir tavırla tekrar kalktığı koltuğa geri döndü.. Önündeki sehpaya gözleri daldı.. Ve derin bir iç çekti.. “Off neden bu kadar geç kaldı?” İçinde nedenini anlamadığı bir endişe vardı.. Ablası “
- Neden bu kadar heyecanlısın bu akşam bakalım
- Hiiç
- Pek te hiç değilmiş gibi
- Evet
- Nedir? Bir müjdemi var yoksa
- Nerden bildin ablacım?
- Sadece tahmin ettim. Bende müjde vereceğim zaman böyle heyecanlanırım
- Evet bir müjdem var. Yani aslında bunu ona dün akşam söyliyecektim ama Söyleyemedim bu müjdeli haberi sizinle beraber vermek istedim. Yani en azından söylerken güçlük çekmemek için
- Nedir müjden? Bizi bekletmezsin herhalde gerçi ben tahmin eder gibi oldum ama sen yinede söyle
- Evet su bence de söyle bende meraklandım iyice
- Şeyy.. Bir çocuğumuz olacak
- Ne kadar güzel ama bunu ona söylemek bu kadar zormuydu?
- Heyecan ablacım heyecan
Kısa bir sessizlik oldu ve gözleri yine önündeki sehpaya daldı.. Yine bir iç çekti ve kendi kendine
- Yolunda gitmeyen bir şeyler var
- Ne gibi?
- Bilmiyorum.. İçimde henüz anlam veremediğim bir hüzün var
- Sanki bir şeyler olacak gibi sanki.. sanki…..
- Dert etme bu kadar Su bende bir erkeğim o da şimdi senin yanında olmak için can atıyordur.. Sabırsızlanıyordur.. Hatta her an için kapıdan girebilir..
Yine bir sessizlik gözleri yine sehpa da bir iç çekiş daha “ Ne oldu niçin hala gelmedi? “ Bir anda sehpa da odaklanarak göz bebekleri büyümeye başlar.. Ruhunun derinliklerinden gelen o acı kalbine tıpkı bir bıçak gibi saplanıverir.. Artık hüzünden eser yok.. Yüzü kasılmaya başlar.. Ellerini titreyerek göğsüne doğru g**ürür ve kendine tıpkı sevgilisine sarılıyormuşcasına sıkı sıkıya sarılmaya başlar ve kısık ve hızlı bir şekilde nefes almaya başlar.. Ablası ve eniştesi şaşkınlıktan dona kalmıştır.. Her şey bir anda olur.. Acı giderek artıyor.. Yüzündeki ve nefesindeki kasılma hat safhada, bu sırada ağızını sonuna kadar açıp başını yukarı kaldırıyor.. Çığlık atmak istiyor fakat sesi çıkmıyor.. Gözlerindeki buğulanma yaş damlalarına dönüştü bile yavaşça yanaklarında süzülüyor… Ablası büyük bir refleks ile yerinde fırlayıp omuzlarından tutuyor.. Ve geri dönüp eşine “
- Çabuk bir kolonya su falan bir şeyler getir..
- Allah’ım Su ne oluyor..
- Su yalvarırım cevap ver..
- Titremeye başladı çabuk oll
- Su konuş beninle kendine gel ne olur..
Ve yavaş yavaş gözleri kapanmaya başlar.. Nefesindeki ve yüzündeki kasılma yavaşça yumuşar ve sanki son nefesini verircesine bir nefes bırakır dışarı doğru.. Yavaşça koltuğun üzerine yığılır.. “ İşte kolonya geldi.. “ Ablası ne olduğunu anlamadan ellerine bileklerine alnına kolonya sürmeye onu kendine getirmeye çabalar ama nafile “ Su “ der boğuk bir sesle gözlerini açmaz açamaz.. Sağ elini hem korkuyla hemde titreyerek boynuna uzatır.. “ Aman Allah’ımmm!!!! “ “ Suuu!!” diye bir çığlık atar.. “ Olamaz hayır bu olamazzz “ fakat oldu. O öldü.. Nasıl yada nerde öldüğünüz önemli değildir.. Önemli olan bir şey varsa o da öldükten sonra nereye gideceğinizdir..
Bu arada o! O bir daha o eve hiç gelemeyecek.. Ve belki de hatırlayacağı tek şey acı bir lastik sesi.. Hepsi bu kadar.. Birbirini delicesine seven iki insan artık asla ayrılmayacaklar.. Hep beraber, hep birlikte olacaklar.. Ve orda sevdiklerini sevenlerini bekleyecekler.. Onlar artık sonsuza dek beraberler … Ve mezar taşlarında dünya yok olana dek “Öyle birini sev ki sen ölünce o yaşamasın ” Yazacak….

Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik tiplemesi ile oynadığı Turkcell reklamı, “Recep’in Tavuğu” Bölüm 1: Psikolog.

Bu günlerde tv’de bir reklam var.Recep İvedik ve tavuk…

Recep ivedik filminin ilgi çekmesi reklamcıların dikkat’inden kaçmadı ve bunun üzerine recep ivdeikler birlikte reklam filmi çektiler.İnternet’teki söylentiler recep ivedik filminin devam filmi olabileceği veya Turkcell için Promosyon yapacağı bir kısa film olacağı yönünde,ama reklam filmi güzele benziyor.

yepyeni seslerden birtanesi Azirha yenia lbümünün hazırlıklarını sessiz sedasız tamamladı diyer sanatçılar gibi şaşalı açılışlarla degil sessiz sedasız İlk klibini yayınladı. Azirha Şimdi Dinle şarkısı ile umarız büyük başarılar elde eder.

Gökhan Özen - Dayanamam

Yorgunum özlemekten hayalini
Ağlarım gözlerimde yaşlar seli,
Bir seni unutmadım yıllardır,
Bir de ben ağlarken gittiğini…
Dayanamam inan, dayanamam buna
Unutamam bir an, dokunamam sana
Harcanırım uğruna, aldırmadan zamana
Diyemem dilim varmaz, diyemem elveda
Yalnızım, taşıyamam sensizliği
Ağlatır gecelerin sessizliği
Bir seni unutamadım yıllardır,
Bir de ben ağlarken gittiğini
Dayanamam inan, dayanamam buna
Unutamam bir an, dokunamam sana
Harcanırım uğruna, aldırmadan zamana
Diyemem dilim varmaz, diyemem elveda…

Gökhan Özen - Seni Özledim

Seni özledim
gittiğim her yerde özlemin var
inanmıyor kalbim sözlerime sensiz
seni özledim, sensiz her şey değersiz

unuttuğum büyük yalan
gururumdan arta kalan
sensiz düşman geçen zaman
seni özledim
o kader ki meşhur sanık
omzunda melekler tanık
içimde mektuplar yanık
seni özledim off
seni özledim

gittiğin günden beri hergün ikiz sanki
rakamlar düşüyor takvimlerden, üzerime üzerime
bıraktığın yerde gel de bul beni
bana bir gel desen o yolları hiç geçilmemiş sayarım
hafızamı kurban eder aslalardan cayarım
bir gel desen sana orucumu bozar sensizliğe doyarım
bana bir gel desen…
seni özledim..

unuttuğum büyük yalan
gururumdan arta kalan
sensiz düşman geçen zaman
seni özledim
o kader ki meşhur sanık
omzunda melekler tanık
içimde mektuplar yanık
seni özledim off
seni özledim

eXTReMe Tracker
Guzel sozler Sohbet Youtube Engelsiz Giris esenler tuning sohbet tuning modifiye sevgi muhabbet
kayabeyi turkiye tanitim