



PLATONIK ASKLAR
OKUL`da
Bu en klasik platonik ak mekanlarindan biridir..Zamanimizin çogunu burda geçirdigimiz için tabiki.Ders disindabi çok konuda da zihnimizi çalistiririz.Asok olunan kisi kiz yada erkek olsun genelde üstsiniflardandir.Ama yasisizden fazla büyük olmaz,bi kaç yas yeterlidir bunun için.Platonikaskin karizmatik hareketleri vardir,suratina bakmaya doyulmaz.Eger bu sahis okul takimlarindan birinde oynuyorsa mutlaka hermaçina gidilir,hayran hayran seyredilir.Belli edilmesede ‘bi gün mutlaka benim olcaksin’ diyeiçten bagrilip durulur ve hirs yapmak da ihmal edilmez.Hatta bazen bu düsünce abartilip kendisiyle konusacakkadar saçmalamaya baslanabilir.En büyük yikim bi gün gelip de platonik askin kendisinesevgili bulmasidir,insan tarif edilemez duygular içerisine girer,’beni nasil aldatirsinsen’diye bagirilan anlarin hayalleri kuruluruyuz olunur.size tavsiyem platonik askinizi eger iliski imkansizgözüküyorsa uzaktan seviniz,taskinlik yapmayiniz efendi olunuz.
YAZLIK`da
Her yazin mutlaka bi favori tipi vardir.Fakat eger yoksabu eksiklik çevre sitelerden giderilerek,platonik ask olayi baslar.Genelde yazliktaki platonik asklarda yas farki muazzam olur.Yani ölee bi yas farki diil 5-6 yas gibi hayatta gerçeklesmeyecek hayaller pesinde kosturulur.Platonik askin her hareketi takip edilirhatta büyük umutlarla tanisilir.O size ‘ayy ne sirin sey bu’ gözüyle bakarken sizin içinizde atesler yanar,volkanlar patlar.Yazligin diskosu felan varsa kendisine dans teklifi yapilir,eger kabul ederse kesin kibarligindandir yoksa baska bi sey düsünmez.fakat biz yinede gelin güvey oluruz,tribe gireriz.Yazliktaki platonik aski sadece begenmekle yetininiz,kendi yasitlarinizin pesinde konusunuz,denize giriniz günesleniniz…
IS YERI`nde
Is yeri platonik aslara en az rastlaninan kategoridir sanirim.Yani daha rahat bi ortam oldugu için,bi de tabi yas büyük oldugu için platonik aski gerçege döndürme çabalari maximuma ulasir.Hee ama tabiki bu sahispatronsa onu bilemicem.Fakat bunun disindakiler için konusacak olursakönce begenmekle baslar olay sonra hareketleri takip edilir,bi sekilde tanisilip,muhabbet edilir.Gerisi ise insandan insana degisir.Fakat bazi durumlardaaskin karsilik görmeyince anlasilarak ‘eniyisi ben onu uzaktan seveyim,böyle daha güzel ‘ gibi kandirmacaya gidilir.Ya kardesim madem uzaktan sevecen hiç sevme yada git pat pat söyle ne istiyosan.Tavsiyem rahatolmaya çalisiniz is arkadasligi ayagina sadik kalarak bir strateji belirleyinizgörüsmeleri is disina tasiyiniz,tasiyamazsaniz vazgeçin sonra tekrar dememe yoluna gidiniz.Belki istediginizi elde edebilirsiniz….
MAHALLE`de
Mekan itibiriyle mahalldede platonik ask olayina çok rastlanir.Sonuçta oturdugunuz yer oldugu için elbette insanin gözü güzel insanlara takilir.Fakat bu olay ilk bahar ve özellikle de yaz mevsiminde meydana gelir.Çünkü o zaman tatildir,herkes disaridadir,tanisma,imkanlari daha çoktur.Hi sunuda belirteyim bu olay daha küçük yaslarda olur.Yani büyüdükçe mahalleye az takildiginiz için,kimsey, göremez takip edemezsiniz.Genelde platonik olarak asik oldugunuz kisi sizin arkadasinizdir,beraber oyunmoyun oynarsiniz,sevgilim felan diye sakalasirsiniz ama bu size gerçekmis gibi gelir bi zaman sonra o ise takamaz bunu,sizi igrenç bi sekilde arkadas olarak görür,hatta düsüncelerini ögrenirse kizar,ayip ettin felan diyerek saçmalar.istemiyosan söylede bilelim kardesim,ölee arkadas ayagi yapma dalga geçer gibi !!! Di mi yani ? Benim de en çok uyuz oldugum olaylardan biridir,basima gelmistir.Tavsiyem platonik askiniza , fazla arkadas ayagi yapma firsatu vermeden çotanzzz diye söyleyin hislerinizi,istemezse üzülmeyin…..
TOPLU TASIMA ARAÇLARI`nda
Okullara giderken çogumuz toplu tasima araçlarini kullaniriz.Hatta okul servisini de bunlarin içine katacak olursak,her gün,her sabah gördügümüz ve asok olmaktan kendimizi alamadigimiz kisiler vardir.Bunun en büyük sebebi ayni sekilde güne basliyor olmamiz olabilir,kader ortakligi hesabi.Yanyana oturmalar, karsisina geçip kesmeler,arkadaslari ile tanismalar,bi yolunu bulup konusmalar gibi bir sürü taktik uygulanir kendisi ile tanismak için .Oluru en yüksek platonik ask budur.Çünkü ortam çesitli bahanelere çok müsaittir.Tavsiyem umudunuzu kaybetmeyiniz,aradan seneler geçse bile..Bakarsiniz sizde onun platonik askisinizdir..Kim bilebilir???? Israrla devam edin
ÜNLÜLER`de
Offff en geyik platonik asktir..Fazla bahsetmeye gerek yok,ünlülerden herhangi biri deli gibi begenilir resimleri falan kesilir,tüm hayati ezberlenir,oniunla yatilip onunla kalkilir,sevgililerine uyuz olunur,onunla beraber hayaller kurulur ve daha bir sürü ..Hatta bu ünlü bi sarkici ise ; mümkünse konserine gidilip deliler gibi bagirilir,hatta bayilanlar olur..Tüm sarkilari ezbere bilinir.tabiki gerçeklesmesi çok zor bi asktir,zaten heyecanida platonik olmasidir.
Yapılan bir araştırmaya göre kadınla erkeğin tanıştıkları ilk 30 saniye, ilişkinin yaşanıp yaşanmayacağını anlamak için yeterli bir süre. Kadının olumlu sinyaller vermesi halinde erkeğin hatalı bir davranışı ilişkinin başlamadan bitmesine neden olur.
ÇİFTLERİN ARADIĞI ÖZELLİKLER
Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silah, küçük ama her şeyi bir anda değiştirebilecek bir detaydır. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.
Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güleryüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. ÃSstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır.
Eğer mutluysanız: Birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu tek kelime bile etmeden sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.
Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker. ÃSstelik hiç çaba sarfetmeden, doğal bir şekilde…
Sürprizler: Kadınlar ve erkekler sürprizlere bayılırlar. Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.
Doğru hediyeler: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini onikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.
ve işte yemeğimiz hazır
Bazı arkadaşlarınız zaaflarınızı öğrenmeye çalışır, bulur ve kullanır…
Bazı arkadaşlarınız da zevklerinizi tespit eder, onlara hitap etmeye uğraşır.
Bazı arkadaşlarınız zayıflıklarınızı görür başınıza kakınç eder…
Bazı arkadaşlarınız da zayıflıklarınızı bilir, örtmeye çalışır…
Bazı arkadaşlarınız hazlarınızı kullanarak, sizden menfaat bekler…
Bazı arkadaşlarınız da hazlarınızı öğrenerek sizi memnun etmeye kalkışır.
Bazı arkadaşlarınız ayağınız taşa değdiğinde sizi terk eder…
Bazı arkadaşlarınız da ayağınıza diken batsa yüreğinden kan damlar…
Bazı arkadaşlarınız cebinize yakındır…
Bazı arkadaşlarınız da yüreğinize…
Bazı arkadaşlarınız sizi ortak olduğunuz her amaçta ikinci görmek ister… Bazı arkadaşlarınız ise omuzlarına çıkarır, ikinciniz olmaktan şeref duyar…
Bazı arkadaşlarınız sıkıntınız sorununuz olmadığında yanınızdadır…
Bazı arkadaşlarınız sıkıntılarınızı paylaşmaya koşar.
Bazı arkadaşlarınızla sofrayı paylaşırsınız…
Bazı arkadaşlarınızla kavgayı…
Birinciler arkadaştır, ikinciler ise dost…
Ve bilir misiniz, her zaman birincileri tercih eder, ikincileri aşağılarız…
Ve bilir misiniz, o yüzden hakiki dostluk yok denecek kadar az olur…
Ben Bitmeyen Sevgi Diye Buna Derim işte Çok güzel bir hikaye mutlaka okumalısınız.
Yaşlı Bir Bey
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletin çarpmasıyla hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve “ biraz beklemesini ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini” söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış; “ acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş. Hemşireler merakla acelenin nedenini sormuşlar.
“ Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş.
“ Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince yaşlı adam üzgün bir
İfade ile “ Ne yazıkki karım Alzheimer hastası hiçbirşey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.
Hemşireler hayretle “ Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar.
Adam buruk bir sesle “ Ama ben onun kim olduğunu biliyorum” demiş.
0 comments admin | Aşk - Sevgi Şiirler, Duygusal Hikayeler |
Acılar biriktiriyorum masum avuçlu çocukların yüreklerinde!
Şehre dar gelen bir hayalin tam ortasında kederler çoğaltıyorum yırtık ceplerimde.
An geliyor bir ülkeye bölünüyor yüreğim ve an geliyor dünya oluyor acımasızlığım yamacında yüreğim…
Saklı düşlerimin o en kayıp adreslerinde bir masala dönüyor sözlerim.
Zamansızlığıma sığdıramadığım derin acılar saklı şimdi kimliksiz düşlerimde!
Ben bir şehre çekip giderken bir ülkeye dönüyor yüreğim.
Ben şehir ve ülke iki bağımsız hayal atlası ve otam ortasında ben masum avuçlu bir çocuk yüreği…
Bütün terkedişlerime bir kandil yakıyorum gecenin sustuğu bu anda!
bütün hayal kırıklıkları bütün sıradanlıklar ve bütün mavi olmayan aşklar birer birer kapı çalıp çekip gidiyorlar.
Oysa bir yıldız sararken gamlı düşlerime ve kelimeleri hüznün rengine boyarken ardımda yaşayamaycağım her şey bir uçurum olup çıkıyor karşıma!
Zamanı karalıyorum silikleşen yazılarımın içinde ve göğün karanlığına hicran yazıyorum siz sabaha soyunup uyurken bense gecenin tam koynunda.
adıni bile bilmediğim bütün sözlerin esaretini yaşıyorum.
Bütün savunmasız korkularımın cesur bir savaşçısıyım sanki şuan çünkü ben;
SENİ YAŞIYORUM…..
Ayrılıkların o kapanmaz yara gibi duran bütün ayraçlarını kaldırıyorum.
Tuz basıyorum özlemden çatlayan yüreğimin yarasına!
Akşamlar geceye soyunup dururken ve çekip giderken bütün eşgali yıldızların ben göğe yükseliyorum sanki!
Hz.isa oluyorum gögün avuçlarında bir zaman sonra sewgi yağdıracağım bu karanlık şehre ve bu kayıp dünya sahnesine!
SENİ YAŞIYORUM işte upuzun yolların umutlara bağlandığı uzak bir kentin en ücra yerinde!
İç cebimde melankolik bakışlarımdan bir tutam umut demeti ve yanlızlığıma tütsü yakarken ben,
sen gecenin ağaran saçlarıyla bir rüzgar olup geliyorsun taa o uzak kentlerden…
Ben bir ülke oluyorum işte o an bütün halklarıyla aşk dolu bir ülke!
şimdi masalsı bir güzelliğe kapılıyor gülüşlerim.
Şimdi benden kilometrelerce uzaktasın ama dokunsam heyecandan ölecekmiş gibisin ama yoksun işte.
Çelişkilerin acımasız derin çukurlarında bir yanım seni yaşıyorken bir yanım melali bir aşkı yoklayıp duruyor.
Ve acılar biriktiriyorum hiç durmadan minicik avuçlu çocukların gül kokan yüreklerinde!
Şehre dar gelen bir hayalin ortasında ben kederler çoğaltıyorum yırtık ceplerimde.
Sensizlikten kalma yanımın miladi aşk hüzünbazlığında hasrete dokunuyor umarsızca ellerim.
Gemisi batmak üzere olan bir kaptan gibiyim tıpkı gemi batıyor ve ben boğuluyor…
ki sen hala yoksun ben ben ben….
SENİ YAŞIYORUM…
Dayanılmaz korkular ve kaygılar var içimde.
Bitip giden bir ömrün sonbaharında ilk yaz sevmelerim var umuda yazılı mısralarımda.
Öyle çok şey varki dayanılmaz durur ruhumun çarmıha gerilmiş umutsuzluklarında!
Varların bir an da yoklara karıştığı bu hayat yokuşunda son nefesim oldun sen ve yaşamsız bir mısramın en kederli yanında bir tatlı gülüş oldun sen
SENİ YAŞIYORUM…..
Ve karanfil işlemeli mendillere sarıyorum şimdi bütün gülüşlerimi ve gecenin son yıldızıyla sana göndereceğim belki!
Belki benim yerime o dokunacak tenine!
Belkide bu firari dokunuşlarım kaybolacak teninin gizemli evreninde!
Gözyaşlarım ıslatacak yüreğinde kuruyan düşten güzel çiçekleri ama sen bilmeyeceksin belkide kaybedeksin benim bu masum gelişlerimi!
Oysa görmeyeceksin bir karanfilin gülücüğünü ve ağlarken kaybedeksin yüreğinde aşka dair bütün karanfilli sözlerimi ve son bakışlarımda ıslanacak bütün terkedişlerim
ama ben SENİ YAŞAYACAĞIM işte
Zamanın en kötümser yerinde uzak bir şehirde bir yürek mesafesi kadar yakın edeceğim bekleyişlerimi.
Sensizliğin senli yokuşlarından yüreğin güç verecek bana ve çıkacağım ben o sensizlik yokuşlarını!
Sana ve aşka dair ne varsa yüreğimde bu kez onları biriktireceğim ben. Masum çocukların gülüşlerindende çalıp ve yırtık ceplerime doldurup bütün yıldızları bir gece yarısı sana getireceğim.Sensiz yaşamayı sensizliğin coğrafyasında bırakıp bambaşka bir iklimden hayaller çalarak ben sadece
SENİ YAŞACAĞIM…..
Bitmeyen Sevgiye, Gitsede Gitmeyen Sevgiliye!…
Hatirliyor musun sen beni birakmadigin sürece bende seni birakmam demistin ve böyle baslamisti bizim Sevdamiz…
Her sey çok güzeldi seninle olan…
Hep gözümün gördügü yerde ol iyi oldugunu bileyim istiyordum…
Sen hayatima bir sekilde girdin ve zamanla nasilda canimdan bir parçam oldun…
Sen demek her sey demekti, her seyimdin sen benim.
Sonra bir gün GiTTiN gözümde yas dilimde dua oldun…
Her gidisinin ardindan geri dönüsün olurdu…
Giden sen oldun dönende ama üzülen hep ben oldum…
Sen verdigin zararin karsiligini görmeyecegini bilerek her defasinda nasilda kanattin yüregimi…
Ama yinede sevmistim seni hem de hiç kimsenin sevemeyecegi kadar çok…
Öylesine sensizim ki hiç kimse sen degil olmadi ve biliyorum ki olmayacak…
Çok özledim yanimdaki varligini, sarildiginda yüregimi isitan sicakligini…
Ve SeNi, SeNi, SeNi…
Kelimelere sigdirmak zor bu sevgiyi eksildikçe çogalansin Içimde…
Keske sen ben olsan da anlasan…
Öylesine yalnizim ki içimde benden öteye bir ben daha olan sen bile çare olmuyor sensizligime…
Gözyaslarim akiyor gözümden senin bana biraktigin tek sey olarak…
Beni ne kadar üzmüs olursan ol hep mutlu ol istedim çünkü ben seni gerçekten sevdim, seni sen oldugun için sevdim…
Sevgimin arkasinda hiçbir art niyet olmadi…
Sen benim canim, canimin bir parçasi, kiyamadigim gözümden sakindigimdin, vazgeçilmezimdin ve öylede Kaldin…
Hiçbir seyin gücü seni üzmeye yetmesin,
Güzel olan ne varsa hepsinin öyle güzel ifadesisin ki…
Yüregin sicakligini hiç yitirmesin!…
Sorma hiçbir şey !
Sadece sus ve dinle ! Sözlerim anlamsız olsa da dikkatle gözlerimin içine bak, önemse beni, değerli olduğumu hissettir.
Sus ve dinle!
Elimi tut, bak sadece hisset beni, içimdekileri… Boş bakma, anlam da arama aslında,sadece sus ve dinle ! Gece bana huzur veriyor bir o kadar da hüzün…
Biliyor musun, gecede kendimi buluyorum, rüzgarda tenimi. Yıldızlar parladıkça gülümsüyorum.
Hayır! Deme bir şey, şuan şurada konuşmak istiyorum, hayallerimle dans etmek istiyorum, gözlerimi kapayıp düşünmek istiyorum. Son nefesimi içime çekermişçesine derin bir nefes alıyorum . Sonlardan nefret ediyorum bir o kadar da ağlamaktan… Yaşlar gitmesin, deymesin vücudumun herhangi bir yerine! İstemiyorum, bu sitemim sana değil! dudaklarını kımıldatma lütfen, tut elimi ve dinle, sadece ben konuşayım bu gece. Sabahı ben edeyim, kendi başıma sus ve dinle! Kendimi iyi hissediyorum şuan hava aydınlanmaya başladıkça bir kıpırtı olacak içimde ve bir o kadar da ürperti… Gülümsemelerim, yerini damlalara bırakmış bu gece.
Evet ağlıyorum, soru sorma, konuşuyorum işte, yanağımdan süzülen yaşa bakma sen onlar birikimlerin eseri. Bu geceden sonra süzülmeyecekler, tüketiyorum hepsini !
Sus evet sus! Ağlama deme bana. Üzülmüyorum sadece kendimi geceye kaptırdım düşünüyorum. Sus ve dinle! Gecenin bitimine birkaç dakika kala dinle beni yine, sarıl bana küçücük buse koy yanağıma. Çek elini elimden uzaklaş GİT hadi gece bitmek üzere… Gelme yakınlarda, uğrama buralara son olarak yanağımdan ıslaklığı al ve git……
Beni gitti biliyorsun sen…Yanılıyorsun oysa,sadece bittim ben…
Bittim evet, ama gitmedim.
…gidemedim…
Yüzde hesaplarına vurduğunda yarımdan fazlası sen olmuşken,
denklem hesaplarına daldığında seni çözülmeyecek denklemlere hapsedip,sonucunu ben yapmışken,
harflerin noktalarını seninle koyarken,
heceleri biz birleştirirken,
kolay mı sandın sen gitmeleri?
Gittim ben; haklısın…
Tüm harfleri ve sayıları sana bırakıp,
çıktım kapının eşiğine korkusuzca.
Yarınlarımı bıraktım sana,
yarımlarımı,
hatta belki çeyreklerimi bıraktım.
Ne kadar acıdır ki;
hayallerimi buruşturup atmanı seyrediyorum senden kilometrelerce uzakta.
Halbuki ne zorluklarla yeşertmiştim ben
o hayal,o hayat tomurcuklarını;bilemedin,bilem ezdin,bilemeyeceksin…
Gençliğin en taze ruhuyla, Olgun yaşın en kilitli dolaplarında,
kimseler bilmeden büyütüp tomurcuklanmalarına şahit olmuştum.
Sorgusuzca,sessizce paylaşıp seninle,teslim ettim ellerine beni…
”Pişman mısın ki?” diye sorma bana,sadece gülerim..
Bir daha aynı beni bulacağımı bilsem,hiç düşünmeden gene özlerim seni..
Sadece acılarımı aldım çıkmadan önce sensizliğin yollarına..
Yaralanmalarımı…Zedelenmeler imi..Tükenmelerimi…
Hayatımızda ki ölümleri aldım,acı,ekşi kokan anılarımı…
Bilerek herşeyin en eskisini,en sevimsiz,en karanlık,en kasvet verenlerini seçtim giderken.
Sana ne mi bıraktım?
En yeşilini bıraktım renklerin,en yeni,en dokunulmamışlarını başlangıçların…
Beni senden sonsuza kadar alıp,seni canıma katıp gittim ben…
Seninle geçirdiğim bir tek saniyesine bile acımadığım,acımayacağım
ama bir daha asla benzerini bile yaşayamayacağım yıllarımı sırtlayıp gittim ben.
İçim acıyor..Ne gece biliyor,ne gündüz..’
‘Derdin ne be yürek?” demeye cesaretim yok,
Kulaklarımda titrek bir mumun gölgesi gibi,
sessiz sesinden çıkan sevgi sözcükleri…
Unutulmuyor…
Unutulamıyor…
Başı sonuyla karışmış devrik cümleler yazılı bir defter var hayatımda..
Ne silgi siliyor,ne kalem düzeltebiliyor yaşananları.
Ne kapanabiliyor,ne de yeni bir sayfası açılıyor.
Bir güç var karşı koymayı beceremediğim hala seni bana taşıyan…
Uyku girdi mi beynime,bakışın giriyor ya bedenime,
işte başlıyor kıyametin alametsiz sarsıntıları..
Dayanılmıyor..